Giovanni Guidetti ve Davide Mazzanti, Türkiye ve İtalya voleybolunu değerlendirirken yalnızca liglerin gücüne değil, çalışma ortamlarına, tesisleşmeye ve milli takımların geleceğine de dikkat çekti. İki İtalyan antrenörün ortak noktası ise rekabetin kısa vadeli olmadığı görüşü oldu.
Türkiye’ye gelen İtalyan antrenörlerle yakın ilişkiler kurduğunu anlatan Guidetti, bu yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
Buraya gelen herkese mutlaka yazarım. Fırsat buldukça akşam yemeğine çıkarız. Bazılarını yıllardır tanıyorum. Barbolini neredeyse kardeşim gibidir, Marcello Abbondanza ile aile dostuyuz. Micelli ile yıllar önce yılbaşını birlikte geçirmiştik.
Guidetti, yeni gelen isimlere günlük hayatta da destek olmaya çalıştığını belirterek, “Bregoli’ye en iyi pizzanın nerede yenileceğinden çocukları için okul önerilerine kadar her konuda yardımcı olabileceğimi yazdım. Mazzanti ile de aynıydı. Voleybol konusuna ise özellikle karışmamayı tercih ediyorum.
THY ile Türkiye kariyerine başlayan Mazzanti ise ilk izlenimlerinin oldukça olumlu olduğunu vurguladı. Deneyimli antrenör, “THY maceram, tesislerin sağladığı kaliteli çalışma ortamı sayesinde çok iyi başladı. Kendi özel salonumuz yok ama Türkiye Voleybol Federasyonu’nun merkezinde çalışıyoruz ve burada ofisten ağırlık salonuna kadar hiçbir şey eksik değil,” ifadelerini kullandı. Mazzanti, kendisini en çok etkileyen detaylardan birinin de geniş teknik ekip olduğunu sözlerine ekledi.
İtalya ve Türkiye liglerinin karşılaştırılması konusunda Guidetti, İtalya’nın hâlâ zirvede olduğunu savundu:
Bence İtalya Ligi hâlâ dünyanın en iyi ligi. Çünkü alt sıra takımları arasındaki fark çok büyük. Türkiye’de de küçük takımlar yatırımlarını artırıyor ama burada, ilk altımdan yedeklere yer versem bile kazanacağımı bildiğim 3–4 maç var. Bu, İtalya’da Conegliano’nun bile sahip olmadığı bir lüks.
Mazzanti de benzer bir tabloya işaret ederek, “Buradaki lig iki gruba ayrılmış durumda; üst yarı çok rekabetçi, alt yarı ise üst takımlardan oldukça uzak. Bizim ligimiz de böyle ama aradaki fark daha az. Şu an hâlâ en güzel lig bence İtalya Ligi,” değerlendirmesini yaptı.
Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon Türk takımlarının aldığı sonuçlara temkinli yaklaşan Guidetti, “Bunlar kesin sonuçlar değil. Novara İstanbul’da Fenerbahçe’yi yenebilirdi, Milano da Eczacıbaşı’nı. İtalyanlar top değişikliğinden memnun değil; Mikasa, Molten’e göre çok daha az hata affediyor ve buna alışmak kolay olmuyor.” dedi.
Mazzanti ise izlediği maçlardan yola çıkarak dengenin altını çizdi:
Eczacıbaşı–Milano maçı son derece çekişmeliydi. Türk takımları güçlü başladı ama bizim adımıza da olumlu işaretler var. Sonuna kadar çok çekişmeli bir mücadele olacağını düşünüyorum.
Türk voleybolunun yükseliş nedenlerini değerlendiren Guidetti, bütçe farkına ve yabancı oyuncu kuralına dikkat çekerken, Mazzanti ekonomik yapı ve tesislerin önemini vurguladı. Mazzanti bu konuda, “Burada voleybol bir maliyet yükü olarak görülmüyor. Sponsorlar yatırımlarının karşılığını alıyor. VakıfBank ve Eczacıbaşı’ndaki tesisler olağanüstü, hatta federasyon tesislerinden bile daha iyi,” ifadelerini kullandı.
Milli takımlar üzerinden geleceğe bakan Guidetti, rekabetin süreceği görüşünde:
Bence dünyanın en güçlü iki milli takımı İtalya ve Türkiye. Los Angeles Olimpiyatları’na kadar bu rekabet her zaman çok yüksek olacak.
Sözlerini Davide Mazzanti’ye ayıran Guidetti, meslektaşı için şunları söyledi:
Davide’ye en iyisini diliyorum. Bugün sahip olduğumuz yapının inşasında onun katkılarının unutulması beni üzüyor. Bunu kabul etmek, Julio Velasco’nun tarihsel öneminden hiçbir şey eksiltmez.
Kaynak: Pallavolo Supervolley
