Hena Kurtagic, Jerome Volleyball’a verdiği röportajda voleybola başlama hikayesinden hayalindeki takım arkadaşlarına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Genç orta oyuncu özellikle Marina Markova ve Gabi Guimaraes hakkındaki sözleriyle dikkat çekti.
Birlikte aynı takımda oynamak istediği oyuncu sorulduğunda Kurtagic, genç isimler arasında en çok Julia Kudiess ile oynamayı istediğini söyledi:
“Kulüpte Julia Kudiess ile aynı takımda, birbirimizin çaprazında oynamayı çok isterdim. Bence çok güzel olurdu çünkü ikimiz de genciz ve birlikte güzel bir sezon geçirebiliriz. Genç isimlerden onu söylerdim. Daha tecrübeli isimler arasında söyleyebileceğim çok kişi var.”
“Bloklaması en zor hücumcu kim?” sorusuna ise beklenmedik bir yanıt veren Kurtagic, bir pasör çaprazı yerine Marina Markova ismini verdi:
“Bir pasör çaprazı söylemeyeceğim. Marina Markova diyeceğim çünkü onu durdurmak imkânsız. Ona atılan top gökyüzüne kadar yükselen bir top olsa bile… O inanılmaz. Başka bir gezegenden gelmiş gibi, inanılmaz iyi. Vurduğu açılar… Müthiş bir smaçör, gerçekten müthiş.
Yani eğer 4 numarada o, 2 numarada Tijana varsa… Rakibe bol şans. Blok oturmuş olsa bile onlar o kadar yükseğe sıçrıyor ki blok etkisiz kalıyor.”
O gerçekten çok iyi; hem atletik hem de voleybolda çok yetenekli. Teknik olarak da çok iyi bir oyuncu.”
Kurtagic, birçok “dream team” seçiminde ortak isim olan Gabi Guimaraes hakkında da övgü dolu ifadeler kullandı:
“Gabi çok profesyonel ve gerçekten inanılmaz bir sporcu. Yaşam tarzını, konuşmasını görüyorsunuz; her açıdan tam bir profesyonel.”
“Bir sporcu olarak bunu görüyorsun ve diğer sporculara da saygı duyuyorsun ama özellikle ona daha fazla saygı duyuyorsun. Çünkü çok disiplinli; yaptığı her şeyde, yaşam tarzında ve alışkanlıklarında bunu görebiliyorsun.”
“Şimdilerde sosyal hayatına ve kendi yaşamına dair biraz daha fazla paylaşım yapıyor. Bu sayede nasıl uyandığını, nasıl beslendiğini ve nasıl dinlenip iyileştiğini daha yakından görme fırsatınız oluyor.”
“İşte tüm bu yüzden o; en, en, en tepede.”
Voleybola başlama hikayesi ve Ramazan dönemi
Sırbistan’daki küçük bir şehirde, Müslüman bir ailede büyüdüğünü anlatan Kurtagic, sporla profesyonel olarak ilgilenen bir aileden gelmediğini söyledi:
“İlkokuldaydım ve öncelik okuldaydı, spor değil. Hiçbir spor yapmamıştım.”
“Sonra bir an geldi; daha iyi not almak için bir şey oynamam, bir aktivite yapmam gerekti.”
“Basketbol çok temaslıydı, bana göre değildi. Tenis ve diğer bireysel sporlar da bana göre değildi. Evime 2-3 dakika mesafede bir voleybol takımı olduğunu öğrendim. ‘Yakın ve gidip gelebilirim’ dedim.”
Kurtagic, voleybola başladıktan kısa süre sonra milli takım hazırlık kampına çağrıldığını da anlattı:
“Her şey puzzle parçaları gibi birleşti. O kadar hızlı oldu ki… Bir ay sonra genç milli takım ilk kez şehrime geldi ve uzun boylu olduğum için beni de milli takım hazırlığı için seçtiler.”
“Bir pozisyonum bile yoktu. Böyle başladım. Tabii ki o zamanlar çok kötüydüm.”
Ramazan ayında antrenman yapmanın zorluklarından da bahseden genç oyuncu, özellikle oruç tutarken yaşadığı fiziksel zorlukları unutamadığını söyledi:
“Ramazan, güneş doğduğundan battığı ana kadar neredeyse tüm gün oruç tutmak demek; yani yemek yok, içecek yok, su yok, hiçbir şey yok.”
“Yemeğimi yiyip hemen antrenmana gidiyordum ve her şey birbirine karışıyordu.”
“Bir gün koşu yaptıktan sonra voleybol oynarken bir noktada ‘kusmak istiyorum, artık yapamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum.”
“Şimdi geriye dönüp baktığımda çok güzel anılar olarak görüyorum.”
Hena Kurtagic’in Dream Team’i
Kurtagic’in röportajdaki “dream team” seçimi ise şu şekilde oldu:
- Alessia Orro
- Isabelle Haak / Paola Egonu
- Gabi Guimaraes
- Marina Markova
- Thaisa Menezes
- Eda Erdem
- Monica De Gennaro
Kurtagic, takımına neden Sırp oyuncu eklemediğini ise esprili bir şekilde açıkladı:
“Sırp bir oyuncu koymayacağım çünkü kendimi tanıyorum. Herkesi Sırp seçerdim, bunu biliyorum.”
