Simge Aköz, TRT Spor Yıldız’da yayınlanan “Sormazsam Olmaz” programında hem Eczacıbaşı Dynavit kariyerine hem de milli takım yolculuğuna dair çok samimi açıklamalarda bulundu. Başarılı libero; şampiyonluk özlemi, kulüp kültürü, kariyer sonrası hayalleri ve sosyal medya baskısı hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı.
“10 sene dile kolay, bir tık buruk hissettiriyor”
Eczacıbaşı formasıyla uzun yıllardır mücadele etmesine rağmen lig şampiyonluğu yaşayamaması hakkında konuşan Simge Aköz, duygularını şu sözlerle anlattı:
“Böyle sorunca açıkçası bir tık buruk hissettiriyor. 10 sene dile kolay tabii ki. Ama bu süreçte elde etmiş olduğumuz birçok başarı da en az lig şampiyonluğu kadar kıymetli bizim için. O lig şampiyonluğunun bir gün geleceğine inancım tam.
Bir lig şampiyonluğu bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu bekliyorum, hazırım. Kariyerimin en kıymetli kupalarından olacaktır bu iki kupa. İnanıyorum ki onları elde ederek güzel bir kariyer inşa edeceğim.”
“Kariyerimin en özel maçlarından biri Polonya maçıydı”
Kariyerindeki en unutamadığı galibiyetleri de anlatan milli libero, özellikle olimpiyat elemelerinde oynanan Polonya maçına dikkat çekti:
“Milli takımla olimpiyat elemelerinde oynamış olduğumuz Polonya maçı gerçekten çok özeldi. Bence o kadronun hayatındaki en özel maçlardan biriydi.”
Kulüp kariyerindeki ilk büyük başarısını da anlatan Aköz şöyle konuştu:
“Eczacıbaşı’na ilk geldiğimde 2016’daki ilk dünya şampiyonluğum, uluslararası bir arenada aldığım ilk madalyaydı. O yüzden yeri çok ayrı.”
Avrupa Şampiyonası zaferinin de kendisi için çok özel olduğunu söyleyen Simge Aköz:
“Aynı zamanda milli takımla kazanmış olduğumuz Avrupa Şampiyonası. Bu üçünü çok özel bir yere koyabilirim.” dedi.
“Eczacıbaşı benim için bir aile”
Kulüp kültürüyle ilgili gelen soru üzerine duygusal ifadeler kullanan Simge Aköz, Eczacıbaşı’nın kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle anlattı:
“Bu sene Eczacıbaşı’nda 10. senem. O yüzden iyi bir Eczacılıyım diyebilirim. Eczacı benim için bir aile. Her sporcunun inişleri, çıkışları oluyor; zor günleri, hayata dair zor durumda kaldığı anlar yaşanıyor. Ben çok şanslıydım ki Eczacıbaşı ailesini hep arkamda, yanımda hissettim. O yüzden öncelikle birbirine destek olan büyük bir aile diyebilirim.”
Kulübün köklü yapısına da vurgu yapan milli oyuncu şöyle devam etti:
“Çok köklü bir kulüp, çok profesyonel ve çok uzun zamandır başarıyla aslında var olmuş doğru orantılı bir kulüp. Ama bunun yerine bence bizim kalplerimizde bırakmış olduğu yeri; bizlere olan samimiyeti ve sıcaklığı.”
Eczacıbaşı’nın kadınlara verdiği desteğin çok kıymetli olduğunu belirten Simge Aköz şu ifadeleri kullandı:
“Bildiğiniz üzere önümüzdeki sene Eczacıbaşı’nın 60. yılı. 50. yılda da buradaydım, 60. yılda da burada olmak nasip oldu bana. O yüzden önümüzdeki sene için de çok heyecanlıyım.
- yıla dair sadece değinmek istediğim nokta; Eczacıbaşı’nın ne kadar köklü bir kulüp olduğu ve kadınları 60 yıl öncesinden desteklemeye başladığını, onların güçlü bireyler olması için desteklediğini ve benim 10 senedir de hissettiğim burada sadece bir sporcu olarak değil, sadece bir güç figürü olarak değil, kadının toplumdaki yerini sağlamlaştırmak, kadını eğitmek üzerine de çok büyük emekler sarf ettiğini biliyorum.
Biz sadece burada sporcu olarak kıymetli değiliz, aynı zamanda kadın ve insan olarak da çok kıymetliyiz.”
“Jordan Larson’ın profesyonelliği beni çok etkiledi”
Birlikte oynadığı ve kariyerine katkı sağlayan isimlerden de bahseden Simge Aköz, özellikle takım büyüklerinin desteğini unutamadığını söyledi.
İlk olarak Güldeniz Önal hakkında konuşan Simge şu ifadeleri kullandı:
“Eczacıbaşı’na ilk geldiğimde Gülden Abla’dan bahsetmek isterim. Onun sıcakkanlılığı ve yardımı sayesinde aslında biraz da burada ‘ne oluyor ya, ben nereye geldim?’ dönemini çok daha kısa sürede atlattım.”
Ayrıca Neslihan Demir ve Nilay Özdemir ile oynamanın kendisi için büyük şans olduğunu belirtti.
Simge Aköz, Jordan Larson hakkında ise şunları söyledi:
“Jordan Larson; onun o profesyonel sporcu kişiliği, çok üst düzey bir seviyede olmasına rağmen her zaman en iyisini aramak için çabası saha içerisinde beni çok etkilemişti. Ben de hayatıma en azından kariyerim boyunca bunu empoze etmeye çalıştım hep.”
“Kariyerimi bırakmayı düşünmüyorum”
Aktif sporculuk kariyerinin sona ereceği gün hakkında konuşan Simge Aköz, şu an böyle bir düşüncesi olmadığını belirtti:
“Aklımdan şu an hiçbir şey geçmiyor. Bırakmak gibi bir niyetim yok. Ama tabii ki her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi o gün de gelecek.”
Spor sonrasında çocuklarla çalışmak istediğini söyleyen milli libero şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarla aram çok iyi. Belki bir antrenör, bir eğitmen gibi değil de onlarla dertleşebilecek bir abla gibi olabilmeyi çok isterim. Onların zorlandığı noktalarda onlara destek olabilecek, yardımcı olabilecek kişi olmayı isterim.”
Kendi kariyer yolculuğunda zor dönemler yaşadığını da anlatan Simge Aköz şöyle konuştu:
“Ben zor bir yerden geldim. Büyük kulüplerin altyapısında değildim. Çok kırılmalar yaşadığım, ‘Smaçör olabilecek miyim, olamayacak mıyım?’, ‘Liberoluk ne kadar yapabilirim?’ gibi bir yerde aslında voleybola dair umudumu çok kaybettiğim bir dönem olmuştu.”
Genç sporcuların mental gelişimine katkı sunmak istediğini belirten yıldız isim:
“O çocuklara özgüveni aşılayabiliyor olmak; yani binlerce çocuğa etki etmenin belki de bir tane kişiye etki etmekten başladığını düşünüyorum.” dedi.
“Başarıyı tüketmeye çalışıyoruz”
Türk voleybolunun gördüğü yoğun ilgi ve beraberinde gelen eleştiriler hakkında da konuşan Simge Aköz, sosyal medya baskısına dair dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Maalesef ki başarılı olan her branşı biraz tüketmek üzerine veya ağır eleştiriler yapmak üzerine ülkece bir alışkanlığımız var.”
Başarılarla birlikte bu baskının içine doğduklarını söyleyen milli oyuncu şöyle devam etti:
“Voleybol aslında sosyal medyanın etkisiyle ve başarıyla doğru orantılı olarak büyük kitlelere ulaşmaya başladı. Bu bir yandan çok güzel, çok avantajlı bir durum; bir yandan dezavantajlı.”
Takım içinde birbirlerini koruduklarını da söyleyen Simge Aköz:
“Hiçbir şekilde yorum okumak, söylenen şeylere kulak kabartmak gibi bir durumum yok. Kendi aramızda da bunun bahsi hiç olmuyor. Herkes birbirini aslında bu camia içerisinde korumak üzerine hareket ediyor.”
Sözlerini anlamlı bir mesajla tamamlayan milli yıldız şöyle konuştu:
“Şu an ikincilikler ile vesaire tatmin olmuyoruz, bu çok güzel; biz de tatmin olmuyoruz. Ama bu büyük bir şey. Bunun büyük bir şey olduğunu unutmadan kendimize biz kötü davranmayalım.”
